
Romanya’daki En İyi 10 Üniversite
Zengin tarihi, çarpıcı manzaraları ve canlı kültür...
Romanya, Avrupa’nın en iyi yaşam koşullarına sahip ülkelerinden biridir ve üniversite eğitimi almayı düşünen öğrenciler için Fmon yurtdışı eğitim danışmanlığı her zaman yanınızdadır. Bu danışmanlık hizmeti sayesinde hem nitelikli hem de ekonomik bir lisans eğitimi alma fırsatını yakalayabilirsiniz.

Zengin tarihi, çarpıcı manzaraları ve canlı kültür...
Romanya, Güneydoğu Avrupa’nın büyük ve karakteri güçlü ülkelerinden biridir. Karadeniz kıyısından Karpatlar’a uzanan coğrafyası, zengin tarihi birikimi ve canlı kültürüyle hem gezi planlarında hem de eğitim hedeflerinde sıkça öne çıkar.
Ülke, Doğu ile Batı arasında bir geçiş hattı gibi çalışır ve Avrupa Birliği’nin önemli üyeleri arasında yer alır. Latin kökenli dili, Ortodoks geleneği ve çok kültürlü yapısıyla Romanya, Avrupa’nın “kendine has” ülkelerinden biridir.
Romanya, yaklaşık 238.397 km² yüzölçümüyle Avrupa Birliği içinde alan olarak geniş ülkelerden biridir. Bu büyüklük, ülkeyi bölgesinde ciddi bir oyuncu yapar ve şehirler arasında iklim ile yaşam dinamiklerinin değişmesini doğal hale getirir.
Kuzeyinde Ukrayna, doğusunda Moldova, güneyinde Bulgaristan, batısında Macaristan ve Sırbistan ile komşudur. Güneydoğuda Karadeniz’e kıyısı bulunur. Bu komşuluk ağı, ülkenin kültürel çeşitliliğini ve ekonomik hareketliliğini destekler.
Romanya’nın coğrafyası “tek tip” değildir. Ülkenin yaklaşık üçte biri dağlık, üçte biri tepelik, üçte biri ise ovalık-düzlük alanlardan oluşur. Bu çeşitlilik, farklı iklim bölgeleri ve ekosistemleri aynı ülke içinde bir araya getirir.
Karpat Dağları, ülkenin merkezinden yarım ay gibi geçer ve Romanya’nın en belirgin doğal sembollerindendir. Sadece manzarasıyla değil, geniş orman alanları ve vahşi yaşamıyla da dikkat çeker.
Tuna Nehri, güneyde doğal bir sınır etkisi yaratır. Karadeniz’e yaklaştığı bölgede oluşan Tuna Deltası, Avrupa’nın en önemli sulak alanlarından biri olarak bilinir ve kuş çeşitliliğiyle öne çıkar.
Transilvanya Platosu, tarihsel kimliğiyle bilinir. Ortaçağ kaleleri, farklı mimari dokular ve efsanelerle beslenen anlatılar, bu bölgeyi dünya çapında tanınır hale getirmiştir.
Karadeniz kıyısı, yaz döneminde turizm hareketliliğiyle dikkat çeker. Constanța (Köstence), ülkenin en büyük limanını barındırır ve deniz bağlantılı yaşam ritmi sunar.
Romanya’nın nüfusu yaklaşık 19 milyon seviyelerindedir. Son yıllarda göç hareketliliği nedeniyle nüfusta dönemsel değişimler görülebilir. Nüfusun önemli bir kısmı şehirlerde yoğunlaşır ve bu da üniversite şehirlerinde canlı bir öğrenci ekosistemi oluşmasını destekler.
Nüfusun çoğunluğu Romen kökenlidir. Ülkedeki en büyük etnik azınlıklardan biri Macarlardır ve özellikle Transilvanya bölgesinde daha yoğun yaşarlar. Romanlar, Ukraynalılar, Almanlar, Ruslar, Türkler ve Tatarlar da kültürel çeşitliliğin parçalarıdır.
Resmi dil Romencedir ve Latin kökenlidir. Bu durum, bölgedeki birçok ülkenin Slav dilleri konuştuğu düşünülünce Romanya’yı ayrı bir yerde konumlandırır. Romence; İtalyanca, İspanyolca ve Fransızca gibi dillere akrabadır. Azınlık dillerinin kullanımı da belirli bölgelerde korunur.
Romanya’da nüfusun büyük çoğunluğu Ortodoks Hristiyan geleneğine bağlıdır. Romanya Ortodoks Kilisesi, toplumsal hayatta tarihsel olarak görünür bir role sahiptir.
Katolikler, Protestanlar ve Müslüman topluluklar da ülkedeki dini çeşitliliğin parçalarıdır. Dobruca bölgesinde, özellikle Köstence çevresinde yaşayan Türk ve Tatar toplulukları geleneklerini kültürel kurumlar aracılığıyla sürdürür.
Romanya, son yıllarda ekonomik dönüşümüyle dikkat çeken bir ülkedir. Avrupa Birliği üyeliği, altyapı ve sektör çeşitliliği açısından önemli bir ivme yaratmıştır. IT, otomotiv, turizm ve tarım, öne çıkan alanlar arasındadır.
Yaşam maliyeti Batı Avrupa’ya göre daha erişilebilir seviyelerdedir. Öğrenci yaşamında bütçeyi belirleyen ana kalemler konaklama, beslenme, ulaşım ve sosyal hayattır. Düzenli planla bu kalemler yönetilebilir ve şehir seçimi bütçe dengesi üzerinde doğrudan etkili olur.
Romanya’da ılıman kıta iklimi etkisi görülür ve dört mevsim belirgin yaşanır. Yazlar sıcak ve güneşli, kışlar ise daha soğuk ve kar yağışına açık geçebilir.
Karpatlar bölgesinde kış daha sert hissedilirken, Karadeniz kıyısı daha ılıman bir karakter sergiler. Bu fark, şehir seçiminde “iklim ve yaşam ritmi” açısından da düşünülmesi gereken bir detaydır.
Romanya; şehir çeşitliliği, kültürel dokusu ve coğrafi avantajlarıyla “tek bir kalıba” sığmayan bir ülkedir. Bu yüzden en doğru yaklaşım, önce şehir ve yaşam ritmini anlamak, sonra eğitim hedefiyle eşleştirmektir. Plan netleştiğinde süreç daha rahat yönetilir.
Romanya, son yıllarda “planlanabilir Avrupa deneyimi” arayan öğrencilerin radarına daha sık giriyor. Eğitim seçenekleri, şehir yaşamı ve bütçe yönetilebilirliği bir araya geldiğinde, Romanya birçok öğrenci için gerçekçi bir rota sunuyor. Bu sayfada Romanya’da eğitim almanın avantajlarını; akademik yapıdan maliyete, dil seçeneklerinden kariyer planına kadar net bir çerçevede anlatıyoruz.
Avrupa Birliği içinde yer alan Romanya, birçok bölümde uluslararası öğrenci kabul eden üniversitelere sahip. Üstelik “sadece eğitim değil, yaşam düzeni de otursun” diyen öğrenciler için şehir yapısı ve maliyet dengesiyle öne çıkıyor.
Romanya’daki üniversiteler, Avrupa yükseköğretim sistemiyle uyumlu bir yapıda ilerler. Bu uyum; ders kredilerinin (ECTS), dönem planlarının ve akademik değerlendirme mantığının daha tanıdık ve sistemli olmasına katkı sağlar. Öğrenci açısından bu şu anlama gelir: ders takibi, proje-sınav dengesi ve akademik süreç yönetimi genellikle daha öngörülebilir ilerler.
Buradaki kritik avantaj şu: Romanya, öğrenciye “disiplinli ama yönetilebilir” bir üniversite rutini kurma şansı verir. Doğru bölüm ve doğru şehir seçildiğinde, öğrenci hem akademik hedefini hem de günlük yaşam düzenini aynı anda kurabilir.
Romanya’da bazı üniversiteler uzun yıllara dayanan bir akademik geleneğe sahiptir. Bu da özellikle tıp, mühendislik, ekonomi ve sosyal bilimler gibi alanlarda oturmuş müfredat mantığı, deneyimli öğretim kadroları ve güçlü kampüs kültürü anlamına gelir.
Üniversite tercihinde “dersi kim anlatıyor” sorusu önemlidir. Romanya’da birçok programda öğretim üyeleri akademik araştırma yürütür, uluslararası proje ve iş birliklerine dahil olur. Bu da derslerin sadece teoride kalmamasını, güncel yaklaşımlar ve uygulamalarla desteklenmesini kolaylaştırır.
Bazı programlarda öğrenci-öğretim üyesi ilişkisinin daha erişilebilir olması, öğrencinin danışmanlık almasını ve akademik yönünü daha net inşa etmesini sağlar. Özellikle ilk yıl adaptasyon döneminde “ulaşabildiğin bir akademik rehber” çok iş görür.
Romanya’nın en net artılarından biri maliyet dengesidir. Eğitim ücretleri; üniversiteye, şehre ve bölüme göre değişir, ancak genel çerçevede Avrupa ortalamasına göre daha ulaşılabilir seviyelerdedir. Bu da “Avrupa’da okuyayım ama bütçe beni yormasın” diyen öğrenciler için önemli bir rahatlık sağlar.
Yaşam maliyetleri de şehir seçimine göre değişir. Büyük şehirler daha hareketlidir; bazı şehirler ise “öğrenci odaklı” ritmiyle bütçe yönetimini kolaylaştırır. Konaklama, ulaşım ve günlük harcama kalemleri doğru planlandığında sürdürülebilir bir öğrenci bütçesi kurulabilir.
Romanya’da bazı üniversiteler uluslararası öğrenciler için burs/indirim seçenekleri sunabilir. Bu imkanlar çoğu zaman program bazında ve başarı kriterlerine göre şekillenir. Ayrıca Avrupa içi değişim programları ve dönemlik akademik hareketlilik seçenekleri, öğrencinin eğitim deneyimini zenginleştirebilir.
Burada amaç “bir yerde kalmak” değil, eğitim sürecini güçlü bir profile dönüştürmektir. Doğru planla, öğrencinin CV’si sadece derslerle değil; proje, staj, değişim ve dil gelişimiyle birlikte büyür.
Romanya’da tıp, diş hekimliği, eczacılık, mühendislik, bilgisayar bilimleri, işletme, ekonomi ve sosyal bilimler gibi pek çok alanda program bulunur. Özellikle sağlık ve mühendislik alanları, uluslararası öğrenci talebinin yoğun olduğu başlıklardır.
“Benim için doğru bölüm hangisi?” sorusunda en büyük hata, sadece popülerliğe bakmak. Doğru yaklaşım; öğrencinin hedefi, güçlü yönü, dil tercihi ve şehir yaşam beklentisini aynı tabloda değerlendirmek. Böyle olunca süreç daha rahat ilerler, öğrenci motivasyonu daha stabil kalır.
Tıp gibi uygulama temelli alanlarda klinik pratik, laboratuvar ve hastane iş birlikleri kritik olur. Mühendislikte ise laboratuvar altyapısı ve sektör bağlantısı önem kazanır. Bu ayrımı baştan netleştirmek, “sonradan pişmanlık” riskini azaltır.
Romanya’da birçok bölüm Romence veya İngilizce seçeneklerle açılabilir. İngilizce programlar, derse giriş hızını artırır ve uluslararası sınıf ortamı sunar. Romence seçeneği ise ülkede yaşam kurma, staj ve günlük iletişimde avantaj sağlayabilir.
Romence Latin kökenli bir dil olduğu için bazı öğrenciler daha hızlı adapte olur. Hazırlık/dil desteği olan programlarda öğrenci, akademik dile daha kontrollü geçiş yapar. Bu da “ilk yıl zorlanırım” kaygısını büyütmeden, daha sağlam bir başlangıç sağlar.
Romanya’nın coğrafi konumu, Avrupa içinde hareket etmeyi kolaylaştırır. Komşu ülkelere erişim, şehirler arası ulaşım ve kültürel çeşitlilik öğrencinin ufkunu büyütür. Eğitim sadece ders değildir; farklı şehir görmek, farklı kültürlerle iletişim kurmak ve bağımsız yaşam becerisi geliştirmek de bu sürecin parçasıdır.
Romanya’nın tarihi şehirleri, doğal alanları ve kültürel etkinlikleri öğrencilik yıllarını “sadece kampüs” seviyesinde bırakmaz. Hafta sonu kaçamakları, festivaller, müzeler, kafe kültürü ve şehir yürüyüşleri öğrencinin sosyal yaşamına gerçek bir ritim katar.
Öğrenciler için en kritik konulardan biri “yaşam düzeni oturur mu?” sorusudur. Romanya’da üniversite şehirlerinde öğrenci yaşamı oldukça aktiftir; kampüsler, kütüphaneler, çalışma alanları ve sosyal mekânlar öğrencinin günlük rutinini destekler. Yeni bir ülkeye adapte olurken bu “hazır ekosistem” büyük avantaj sağlar.
Uluslararası öğrenci topluluğu da uyum sürecini kolaylaştırır. Farklı ülkelerden öğrencilerle aynı sınıfta olmak, hem sosyal çevreyi genişletir hem de “tek başına hissetme” ihtimalini azaltır.
Romanya’da eğitim, doğru yönetildiğinde sadece diploma değil, güçlü bir öğrenci profili oluşturma fırsatıdır. Dil, staj, proje ve bölüm içi deneyim bir araya geldiğinde öğrenci “mezun oldum” demekle kalmaz; hedeflediği alana yönelik somut bir dosya çıkarır.
Bu yaklaşım, öğrencinin mezuniyet sonrasındaki seçeneklerini genişletir. Yani “okuyup bitirmek” değil; okurken kendini büyütmek esas farkı yaratır.
Yurtdışı eğitimde en büyük rahatlık “takvim belli, adımlar net” hissidir. Başvuru, kabul, vize/oturum ve yerleşim adımları doğru sırayla ilerlediğinde süreç karmaşık görünmez. Burada kritik nokta; belge toplamak kadar, doğru zamanda doğru adımı atabilmektir.
Romanya tarafında prosedürler program ve şehir bazında farklılaşabilir. Bu yüzden öğrenci için en iyi yaklaşım, hedef bölüm netleştiği anda takvimi çıkarmak ve baştan sona kontrollü ilerlemektir.
Romanya’da tıp, diş hekimliği ve eczacılık gibi sağlık alanlarını düşünen Türk vatandaşı öğrenciler için konu farklılaşır. Eğer öğrencinin hedefi Türkiye’de denklik başvurusu yapmak ise, sağlık alanlarında YKS puan şartı aranır. Bu şart, “okuyamazsın” demek değil, sürecin resmi bir kriterle ilerlediğini gösterir.
Bu sıralamalar sağlandığında öğrenci, ilgili denklik başvuru sürecine uygun şekilde ilerleyebilir.
Bir detay daha: Öğrenci “Ben Avrupa’da çalışmayı düşünüyorum, Türkiye’ye dönmeyebilirim” dese bile, Türk vatandaşı öğrencilerden sağlık alanlarında YKS puanı şartı yine istenir. Bu nedenle sağlık alanı planlayan öğrenciler için minimumda puan/sıralama hesaplaması ve hedef netliği gerekir.
Romanya planında en çok kazandıran şey “doğru soruyu baştan sormak.” Sağlık alanlarında hedef Türkiye denkliği ise YKS sıralama şartını en başta konuşmak gerekir. Sağlık dışı alanlarda ise süreç daha esnek ilerler ve öğrenci, zamanını sınav stresine değil üniversite hazırlığına ayırabilir.
Kısa özet: Sağlık dışı bölümlerde Romanya “sınavsız üniversite” anlamında güçlü bir alternatif. Sağlık alanlarında ise doğru YKS hedefi ve doğru planla yürüyen, net kurallı bir yol var.
Romanya, köklü tıp fakülteleri ve uygulama ağırlıklı eğitim sistemiyle, uzun zamandır hayalini kurduğunuz tıp eğitimine Avrupa’da başlamak isteyen öğrenciler için güçlü ve gerçekçi bir seçenek sunar.
Romanya’daki tıp fakülteleri, uzun yıllara dayanan akademik geçmişleriyle tanınır. Bu fakülteler yalnızca teorik bilgi aktarımıyla değil, klinik uygulamayı merkeze alan bir eğitim anlayışıyla öne çıkar.
Öğrenciler, daha ilk yıllardan itibaren tıp disiplinine adapte olacak şekilde temel bilimler, laboratuvar çalışmaları ve vaka temelli derslerle ilerler. Bu yapı, mezuniyet sonrası klinik ortamlara geçişi daha sağlam hale getirir.
Romanya’da tıp eğitimi toplam 6 yıl sürer. İlk yıllarda temel tıp bilimleri ağırlıklıyken, ilerleyen yıllarda klinik eğitim ve hasta başı uygulamalar ön plana çıkar.
Romanya’da uluslararası öğrenciler için tıp eğitimi sunan ve öne çıkan başlıca devlet üniversiteleri şunlardır:
Bu üniversiteler, öğrenci yaşamı açısından dengeli şehirlerde konumlanır. Iași ve Cluj-Napoca güçlü akademik atmosferiyle öne çıkarken, Bükreş daha büyük klinik hastaneleri ve sosyal imkanlarıyla dikkat çeker. Constanța ise deniz kıyısında daha sakin bir yaşam sunar.
Tıp fakültelerinde eğitim dili İngilizce veya Romence olarak sunulur. Romence eğitim alacak öğrenciler için genellikle Romence hazırlık yılı bulunur.
İngilizce programlarda ise ayrıca bir İngilizce hazırlık yılı yoktur. Bu nedenle öğrencilerden başvuru aşamasında genellikle IELTS 6.5 ve üzeri seviyede İngilizce bilgisi beklenir. Bu şart, dersleri doğrudan takip edebilmeniz için kritik öneme sahiptir.
Romanya’da tıp eğitimi almak isteyen Türk vatandaşı öğrenciler için YKS şartı çok net bir noktada durur. Hedef Türkiye’de denklik başvurusu olsun ya da olmasın, sağlık alanlarında öğrencilerin YKS’de belirli bir sıralamaya girmiş olması gerekir.
Öğrenci Avrupa’da çalışmayı planlasa bile, Türk vatandaşı olduğu için bu minimum YKS puanının alınmış olması beklenir.
Romanya, Avrupa Birliği üyesi bir ülkedir ve tıp fakültelerinden mezun olan öğrenciler mavi diploma alırlar. Bu diploma, Avrupa genelinde akademik ve mesleki tanınırlık sağlar.
Mezunlar; denklik süreçlerini tamamladıktan sonra Avrupa ülkelerinde asistanlık, uzmanlık ve klinik çalışma gibi kariyer yollarını değerlendirebilir. Özellikle Almanya ve Orta Avrupa ülkeleri, Romanya mezunları için yaygın tercih edilen rotalardır.
Romanya’da tıp eğitimi, “kolay yol” değil; doğru plan gerektiren ciddi bir akademik süreçtir. Hedefin Türkiye mi, Avrupa mı olduğu baştan netleştirildiğinde, bu yol uzun vadede güçlü bir kariyer temelinin parçası haline gelir.
Romanya, diş hekimliği alanında güçlü akademik geleneğe sahip üniversiteleriyle, Avrupa’da mesleki eğitim almak isteyen öğrenciler için planlanabilir bir yol sunar.
Romanya’da diş hekimliği eğitimi 5 yıl sürer. Program; teorik dersler, laboratuvar uygulamaları ve klinik çalışmaları dengeli bir şekilde bir araya getirir.
İlk yıllarda temel tıp ve diş hekimliği bilimleri ağırlıktadır. İlerleyen dönemlerde ise hasta başı uygulamalar, klinik pratik ve vaka çalışmaları öne çıkar. Bu yapı, mezuniyet sonrası mesleki uyumu kolaylaştırır.
Diş hekimliği programlarında eğitim dili İngilizce veya Romence olarak sunulur. Romence eğitim alacak öğrenciler için genellikle Romence hazırlık yılı bulunur.
İngilizce programlarda ayrıca bir İngilizce hazırlık yılı yer almaz. Bu nedenle öğrencilerden başvuru aşamasında IELTS 6.5 ve üzeri seviyede İngilizce yeterlilik beklenir.
Romanya’da diş hekimliği okumak isteyen Türk vatandaşı öğrenciler için YKS şartı geçerlidir. Hedef Türkiye’de denklik almak olsun ya da Avrupa’da kariyer planı yapılsın, bu şart göz ardı edilemez.
Diş hekimliği için öğrencinin YKS’de ilk 80.000 sıralaması içinde yer alması gerekir. Bu sıralama sağlanmadan denklik başvurusu yapılamaz.
Romanya, eczacılık alanında köklü fakülteleri ve Avrupa standartlarına uyumlu eğitim sistemiyle, sağlık alanında kariyer hedefleyen öğrenciler için planlı ve sürdürülebilir bir eğitim yolu sunar.
Romanya’da eczacılık eğitimi 5 yıl sürer. Eğitim süreci; temel bilimler, farmasötik bilimler ve uygulamalı dersler dengeli bir akademik yapı içinde ilerler.
İlk yıllarda kimya, biyoloji ve temel sağlık bilimleri ağırlıktadır. İlerleyen yıllarda farmakoloji, farmasötik teknoloji ve klinik eczacılık dersleri öne çıkar. Bu yapı, mezuniyet sonrası mesleki uyumu güçlendirir.
Eczacılık programlarında eğitim dili İngilizce veya Romence olarak sunulur. Romence programlar için bir yıllık Romence hazırlık eğitimi bulunur.
İngilizce programlarda ayrıca İngilizce hazırlık yılı yer almaz. Bu nedenle öğrencilerden başvuru aşamasında IELTS 6.5 ve üzeri seviyede İngilizce yeterlilik beklenir.
Romanya’da eczacılık eğitimi almak isteyen Türk vatandaşı öğrenciler için YKS şartı geçerlidir. Türkiye’de denklik hedefi olsun ya da Avrupa’da çalışma planı yapılsın, bu şart mutlaka sağlanmalıdır.
Eczacılık için öğrencinin YKS’de ilk 100.000 sıralaması içinde yer alması gerekir. Bu koşul sağlandıktan sonra denklik ve mesleki başvuru süreçleri başlatılabilir.
Romanya’da inşaat mühendisliği eğitimi, altyapıdan üstyapıya, proje yönetiminden mühendislik tasarımına kadar geniş bir teknik çerçevede ilerleyen, dört yıllık lisans programlarıyla sunulur.
İnşaat mühendisliği lisans eğitimi 4 yıl sürer. Program; matematik, statik, betonarme, geoteknik, yapı malzemeleri, hidrolik, ulaştırma ve şantiye organizasyonu gibi temel dersler üzerine kuruludur. Teorik dersler, laboratuvar çalışmaları ve proje temelli uygulamalarla desteklenir.
İnşaat mühendisliği, Romanya’da sağlık alanları dışında kalan bir programdır. Bu nedenle Türkiye’den gidecek öğrenciler için YKS şartı aranmaz. Başvurular lise diploması ve akademik geçmiş üzerinden değerlendirilir.
Romanya’da inşaat mühendisliği eğitimi özellikle teknik üniversitelerde yoğunlaşır. Aşağıdaki kurumlar bu alanda öne çıkan seçenekler arasındadır.
Programlar Romence veya bazı üniversitelerde İngilizce olarak yürütülür. Romence programlar için dil hazırlık yılı bulunur. İngilizce programlarda hazırlık eğitimi yoktur; öğrencinin İngilizce seviyesini akademik olarak karşılaması beklenir.
Romanya’da inşaat mühendisliği eğitimi alan öğrenciler; altyapı projeleri, şantiye yönetimi, yapı tasarımı, proje planlama ve mühendislik danışmanlığı gibi alanlarda kariyerlerini şekillendirebilir. Avrupa Birliği uyumlu akademik sistem, mezuniyet sonrası farklı ülkelerde akademik ve profesyonel hareketliliği destekler.
Romanya’da mimarlık eğitimi; tasarım, teknik çizim, yapı bilgisi ve proje stüdyoları etrafında şekillenen, öğrenciyi üretime ve portfolyoya odaklayan bir akademik düzende ilerler.
Mimarlık programları genellikle 3-4 yıl aralığında ilerler. Eğitimin omurgasını stüdyo dersleri oluşturur: dönem boyunca proje üretilir, jüri sunumları yapılır, çizim ve modelleme becerileri gelişir. Buna ek olarak yapı malzemeleri, konstrüksiyon, mimarlık tarihi, şehircilik ve dijital tasarım araçları gibi dersler bulunur.
Mimarlık, sağlık alanı dışında kaldığı için Romanya’da bu bölümde YKS şartı aranmaz. Başvuru değerlendirmesi lise diploması ve akademik geçmiş üzerinden yürür. Bazı okullarda portfolyo istenebilir. Bu portfolyo, “mükemmel çizim” değil, tasarım düşünceni ve üretim disiplinini göstermeyi hedefler.
Romanya’da mimarlık eğitimi; başkent Bükreş ve öğrenci şehirlerinde güçlü seçenekler sunar. Şehir seçimi, stüdyo hayatını ve günlük ritmi doğrudan etkilediği için okul kadar önemlidir.
Not: Üniversitelerin fakülte isimleri ve program başlıkları okuldan okula farklılaşabilir. Doğru eşleşme, öğrencinin hedefi ve dil tercihiyle birlikte netleştirilir.
Mimarlık eğitimi ağırlıklı olarak Romence yürütülür. Bazı üniversitelerde İngilizce seçenekleri de bulunabilir. Romence programlarda dil hazırlığı (hazırlık yılı) tercih edilebilir. İngilizce programlarda ise öğrencinin doğrudan akademik dili karşılaması beklenir.
Mimarlıkta portfolyo, “en iyi çizimi kim yapıyor” yarışması değildir. Amaç; tasarım dilini, bakış açını ve üretim disiplinini göstermen. Basit eskizler, küçük mekân denemeleri, ölçülü çizimler, fotoğraflı maket çalışmaları ve kısa açıklamalar çok daha doğru bir portfolyo hissi verir. Düzenli ve tutarlı bir sunum, çoğu zaman “aşırı süslü” işlerden daha ikna edicidir.
Mimarlık mezunları için yol tek değil. Tasarım ofisleri, uygulama ve şantiye yönetimi, iç mekân, görselleştirme (3D), şehircilik, proje koordinasyonu, hatta dijital üretim ve sürdürülebilirlik odaklı alanlar gibi farklı rotalar mümkün. Romanya’da eğitim alırken stüdyo disiplini ve portfolyo üretimi oturduğunda, mezuniyet sonrası fırsatları takip etmek daha kolay hale gelir.
Romanya’da makina mühendisliği; mekanik sistemler, enerji, üretim ve malzeme alanlarını bir araya getiren, teori ile laboratuvar uygulamasını dengede tutan bir eğitim yapısıyla sunulur.
Makina mühendisliği lisans eğitimi genel olarak 4 yıl sürer. İlk yıllarda matematik, fizik, teknik resim, statik-dinamik, malzeme ve temel mühendislik dersleri öne çıkar. İlerleyen yıllarda termodinamik, akışkanlar mekaniği, makine elemanları, ısı transferi, imalat yöntemleri gibi alan dersleri ile laboratuvar ve proje çalışmaları yoğunlaşır.
Makina mühendisliği, sağlık alanı dışında kaldığı için Romanya’da bu bölümde YKS şartı aranmaz. Başvurular çoğunlukla lise diploması ve akademik geçmiş üzerinden değerlendirilir. Bazı programlar temel derslerdeki altyapıya (matematik-fizik) özellikle bakabilir.
Romanya’da mühendislik ağı güçlü şehirlerde eğitim almak, yalnızca kampüs hayatını değil, staj ve sektör temasını da daha erişilebilir hale getirir.
Makina mühendisliği programları ağırlıklı olarak Romence yürütülür. Bazı üniversitelerde İngilizce seçenekleri de bulunabilir. Romence programlarda dil hazırlığı tercih edilebilir. İngilizce programlarda ise öğrencinin akademik dili doğrudan karşılaması beklenir.
Makina mühendisliğinde dil konusu, sadece dersleri geçmek için değil, laboratuvar raporu yazmak, proje sunmak ve staj görüşmelerinde kendini doğru anlatmak için kritik. Bu yüzden dil tercihi, baştan doğru planlanmalı.
Makina mühendisliği mezunları için rota geniştir: üretim ve kalite, bakım-planlama, enerji sistemleri, HVAC, otomotiv, proje yönetimi, ürün geliştirme, CAD/CAE tasarım, tedarik zinciri ve teknik satış gibi pek çok alanda ilerlemek mümkündür. Özellikle eğitim sürecinde proje ve staj tarafı iyi yönetildiğinde, mezuniyet sonrası geçiş çok daha rahat olur.
Kısa not: Bu bölümde “sadece ders geçmek” yetmez. Basit bir portfolyo mantığı kurmak (proje çıktıları, çizimler, raporlar, sunumlar) mezuniyet sonrası elini ciddi güçlendirir.
Elektrik mühendisliği; enerji üretiminden iletime, elektronik devrelerden otomasyona, haberleşmeden güç sistemlerine kadar çok geniş bir alana açılır. Romanya’da bölüm, teoriyi laboratuvar ve proje pratiğiyle birleştiren bir yapıda yürütülür.
Elektrik mühendisliği lisans eğitimi genel olarak 4 yıl sürer. İlk yıllarda matematik, fizik, devre teorisi, programlama temelleri ve ölçme dersleri öne çıkar. İlerleyen yıllarda güç sistemleri, elektrik makineleri, kontrol-otomasyon, güç elektroniği, mikroişlemciler gibi alan dersleri artar. Laboratuvarlar, devre kurma ve ölçüm yapma alışkanlığını erken dönemde kazandırır.
Elektrik mühendisliği sağlık alanı dışında kaldığı için Romanya’da bu bölümde YKS şartı aranmaz. Başvurular genellikle lise diploması ve akademik geçmiş üzerinden değerlendirilir. Matematik-fizik altyapısı, bölümde rahat ilerlemenin ana anahtarıdır.
Elektrik mühendisliğinde şehir seçimi; kampüs imkanları kadar sektör temasını da etkiler.
Teknik üniversite yoğunluğu olan şehirlerde staj ve proje bağlantıları daha hızlı kurulabilir.
Elektrik mühendisliği programları ağırlıklı olarak Romence yürütülür.
Bazı üniversitelerde İngilizce seçenekleri bulunabilir. Romence programlarda dil hazırlığı tercih edilebilir.
İngilizce programlarda ise öğrencinin akademik dili doğrudan karşılaması beklenir.
Elektrik mühendisliğinde “dil” konusu, sadece sınıfta anlaşmak değil.
Laboratuvarda güvenli çalışmak, proje sunmak, rapor yazmak ve staj görüşmelerini rahat yürütmek demektir.
Bu yüzden dil tercihini baştan doğru kurmak, süreci ciddi şekilde kolaylaştırır.
Bu bölümde en büyük farkı “projeler” yaratır. Basit bir portfolyo düzeni kurmak (lab raporları, küçük devre çalışmaları, simülasyon çıktıları, sunumlar) mezuniyet sonrası elini güçlendirir.
Bilgisayar mühendisliği, yazılım, bilişim sistemleri ve benzeri mühendislik programlarında Romanya’da başvuru süreci, sınav stresinden uzak ve planlı ilerleyebilir. Akademik hedefini netleştirip doğru şehir ve doğru programı seçtiğinde, süreç daha yönetilebilir hale gelir.
Evet, mühendislik ve çoğu sayısal programda öğrenci kabulü genellikle lise mezuniyeti ve akademik uygunluk üzerinden ilerler. Bilgisayar mühendisliği gibi alanlarda YKS puanı şartı aranmaz; doğru program seçimi ve başvuru dosyasının düzgün hazırlanması belirleyici olur.
Romanya’da bilgisayar ekseni birkaç başlıkta toplanır: Bilgisayar Mühendisliği, Bilgisayar Bilimleri, Yazılım, Bilişim Sistemleri, Veri odaklı programlar ve siber güvenlik çizgisi. Programlar çoğunlukla 4 yıl sürer; teorik dersler + laboratuvarlar + proje teslimleri ile ilerler.
Programın diline göre istenen dil belgesi değişebilir. İngilizce yürüyen programlarda genellikle uluslararası geçerli bir yeterlilik belgesi (IELTS/TOEFL vb.) talep edilebilir; seviyeyi program özelinde netleştirip başvuruyu buna göre kurmak gerekir. Romence programlarda ise ilk dönemde adaptasyon daha rahat ilerlesin diye ders düzeni ve terminolojiye odaklı plan yapılır.
Bilgisayar alanlarında şehir, sadece yaşam düzeni değil; staj ve network hızını da etkiler. Bükreş daha büyük ekosistem ve daha fazla şirket yoğunluğu sunar. Cluj-Napoca teknoloji ritmi ve öğrenci enerjisiyle öne çıkar. Büyük şehirlerde proje, etkinlik ve topluluk tarafı daha canlıdır.
Romanya’da yapay zeka, veri bilimi ve siber güvenlik gibi alanlar genellikle bilgisayar temelinin üzerine konumlanır. Yani “doğrudan AI” okuyan da olur, “bilgisayar okuyup AI’ya yönelen” de. İkisi de doğru planla güçlü sonuç verir.
Romanya’da bilgisayar mühendisliği, yazılım ve yapay zeka odaklı bölümler 4 yıllık lisans programlarıdır. Üniversite ve programa göre değişmekle birlikte yıllık eğitim ücretleri genel olarak 2.000 – 6.000 Euro aralığında planlanır.
Bu alanlardan mezun olan öğrenciler; yazılım geliştirme, veri analizi, bilişim sistemleri, yapay zeka uygulamaları ve teknoloji odaklı şirketlerde kariyerlerini şekillendirebilir.
Avrupa Birliği içinde eğitim alınması, mezunlara uluslararası projelerde yer alma ve çok uluslu firmalarda çalışma açısından güçlü bir zemin sunar.
Bilgisayar mühendisliği ve yapay zeka gibi teknik alanlarda doğru üniversite ve doğru şehir seçimi, eğitimin kalitesini doğrudan etkiler.
Fmon Yurtdışı Eğitim, Romanya’daki mühendislik programlarında başvuru sürecini, akademik uygunluğu ve kayıt takvimini öğrenci adına planlı ve kontrollü şekilde yürütür.
Uçak, otobüs, tren ve deniz yolu seçeneklerini öğrencinin gözüyle netleştiriyoruz. Amaç basit: “Nasıl giderim, kaç saat sürer, bütçeyi nasıl planlarım?” sorularına tek sayfada cevap.
Romanya’ya öğrenci gidişlerinde en çok tercih edilen rota uçak. İstanbul’dan Bükreş’e direkt uçuşlar var. Uçuş süresi genelde 1 saat – 1 saat 30 dakika bandında oluyor (hava koşulu ve rotaya göre küçük oynamalar normal). Örneğin Pegasus, İstanbul Sabiha Gökçen – Bükreş hattı için uçuş süresini yaklaşık 1 saat 20 dakika olarak veriyor. :contentReference[oaicite:0]{index=0}
Hangi hava yolları gidiyor? Döneme göre değişmekle birlikte İstanbul – Bükreş hattında Turkish Airlines’ın bu destinasyon için düzenli bilet seçenekleri sunduğunu görüyorsun. :contentReference[oaicite:2]{index=2} Düşük maliyetli seçenekler de dönemsel olarak planlamaya giriyor (sezon, gün ve havalimanına göre).
“Günde kaç sefer var?” kısmı sabit değil, çünkü havayolu planları sezona göre oynuyor. Pratik kural: haftanın çoğu gününde birden fazla seçenek yakalanıyor ve en sağlıklı kontrol, seçtiğin tarih aralığına göre bilet ekranından yapılması. THY’nin kendi sayfasında da farklı tarih kombinasyonları için aktif ücret/opsiyon gösterimi var. :contentReference[oaicite:3]{index=3}
Uçak biletinde fiyatlar “sihirli bir rakam” değil, tamamen tarih, bagaj, kampanya ve kontenjan işi. THY, İstanbul–Bükreş için örnek tarihlerde yaklaşık 7.327 TL gibi bir “başlangıç” ücret gösterebiliyor (bu tip fiyatlar kısa sürede değişebilir). :contentReference[oaicite:4]{index=4} Öğrenci planı için genel yaklaşım: erken almak, mümkünse esnek tarih ve bagajı doğru seçmek.
Otobüs seçeneği, özellikle “bagaj çok, bütçe kontrollü” diyen öğrenciler için mantıklı olabiliyor. İstanbul – Bükreş otobüs yolculuğu genelde 10–12 saat ve üzeri aralığında düşünülür. Örneğin FlixBus, İstanbul–Bükreş için yaklaşık 10 saat 35 dakika gibi süreler gösterebiliyor. :contentReference[oaicite:5]{index=5}
Bilet fiyatları firmaya ve tarihe göre değişiyor. FlixBus tarafında örnek bir arama sonucunda yaklaşık 43 USD gibi bir başlangıç fiyatı görülebiliyor (tarih değişince rakam da değişir). :contentReference[oaicite:6]{index=6} Öğrenci planında “otobüs” genelde esnek, ekonomik ve bagaj avantajlı bir opsiyon olarak kenarda durur.
Tren rotası genelde aktarmalı ilerler. Pratik senaryo: İstanbul’dan Balkan hattına geçip, sonraki bağlantılarla Bükreş’e uzanmak. Bu seçenek uçak kadar hızlı değildir ama “şehir şehir ilerleyeyim” diyen öğrenciler için güzel bir deneyim olur. Tren saatleri ve bağlantılar dönemsel değişebildiği için planı yaparken güncel sefer kontrolü şart.
Karadeniz hattında ticari taşımacılık (özellikle Ro-Ro/kargo) daha yaygın. Öğrenci yolculuğu için düzenli, pratik bir “yolcu feribotu” alternatifi çoğu zaman uçak/otobüs kadar erişilebilir olmayabiliyor. Deniz yolunu ancak özel plan ya da kombine rota düşünüyorsan gündeme almak daha doğru.
Romanya’da eğitim düşünen öğrencilerin en çok merak ettiği konulardan biri Romence’dir. Bu dil gerçekten zor mu, öğrenilebilir mi ve öğrenmenin öğrenciye ne kazandırır? Bu sayfada Romence’yi gözünde büyütmeden, olduğu gibi anlatıyoruz.
Romence, Latin kökenli bir dildir. Yani İngilizce, İtalyanca, İspanyolca ve Fransızca ile aynı dil ailesinden gelir. Bu şu anlama gelir: kelime yapıları, cümle dizilimi ve mantığı birçok Avrupa diline yakındır.
Özellikle İngilizceye az da olsa aşina olan öğrenciler, Romence’de kelimelerin anlamını tahmin etmekte zorlanmaz. Okunduğu gibi yazılması ve yazıldığı gibi okunması da dili öğrenmeyi pratik hale getirir.
Kısa cevap: hayır, göz korkutacak kadar zor bir dil değil. Romence, düzenli çalışmayla ve günlük kullanım içinde doğal şekilde öğrenilen dillerden biridir.
Üniversite ortamında Romence, sıfırdan öğrenilecek bir “engel” gibi değil, zamanla oturan bir alışkanlık gibi ilerler. Günlük konuşma dili ile akademik dil arasında net bir fark vardır ve öğrenci önce günlük dili, ardından akademik dili kazanır.
Dil öğrenmekten korkan öğrencilerin büyük kısmı, aslında dili değil başaramama hissini kafasında büyütür. Romence bu noktada öğrenciyi yormayan bir yapı sunar.
Romanya’da yaşayan öğrenciler, dili sınıf dışında da aktif olarak kullandıkları için öğrenme süreci hızlanır. Market, ulaşım, kampüs ve günlük yaşam, dili doğal şekilde pekiştirir.
Romence, Romanya’da eğitim almak isteyen bir öğrenci için “başta öğrenilmesi gereken zor bir şart” değil, eğitim sürecinin doğal bir parçasıdır. Zamanla oturur, pratikle güçlenir ve öğrenciyi geri çekmez.
Fmon Yurtdışı Eğitim, Romanya’da eğitim planı yapan öğrenciler için dil sürecini gözünde büyütmeden, gerçekçi bir çerçevede ele alır. Hangi aşamada neyle karşılaşacağını bilerek ilerlemek, öğrencinin kendini daha güvende hissetmesini sağlar.
Romanya’da öğrenciler için konaklama seçenekleri genellikle üç ana başlıkta toplanır: üniversite yurtları, paylaşımlı oda ve kiralık ev. Şehir seçimi ve yaşam tarzına göre bütçeyi yönetmek oldukça mümkündür.
Üniversite yurtları, özellikle ilk yıl için “en pratik başlangıç” seçeneğidir. Kampüse yakınlık, temel düzen ve öğrenci çevresi sayesinde adaptasyon kolaylaşır. Oda tipi, kampüs ve şehir merkezine uzaklık gibi faktörler fiyatı değiştirir.
Paylaşımlı oda, yurt istemeyen ama tek başına ev maliyetine girmek istemeyen öğrenciler için ideal olur. Genelde evin bir odasını kiralarsın, mutfak ve banyo ortak kullanılır. Öğrenci şehirlerinde yaygın bir modeldir.
Daha bağımsız bir düzen isteyen öğrenciler için stüdyo ya da 1+1 ev kiralama seçeneği vardır. Bütçe kontrolü için “merkez dışı ama ulaşımı güçlü” bölgeler tercih edilerek maliyet dengelenebilir.
Not: Ev kiralamada bazı durumlarda depozito ve ilk giriş masrafları olabilir. Bu kalemler şehir ve kontrat detaylarına göre değiştiği için planı en baştan netleştirmek gerekir.
Romanya’da kış aylarında ısınma gideri, konaklama maliyetini etkileyebilir. Bu yüzden “kira düşük ama aidat yüksek” gibi durumları baştan kontrol etmek akıllıca olur.
Fmon Yurtdışı Eğitim, şehir seçimine göre konaklama alternatiflerini öğrencinin bütçesine göre planlar. İlk yıl “yurtla başlayıp sonra eve geçme” gibi kademeli planlar da sık tercih edilir. Hedef, öğrencinin konforunu koruyarak masrafları kontrollü yönetmektir.
Romanya’nın başkenti Bükreş, diğer şehirlere göre biraz daha hareketli ve büyük olsa da öğrenci bütçesi hâlâ planlanabilir seviyededir. Aşağıdaki rakamlar, tek bir öğrencinin ortalama aylık giderlerini göstermektedir.
Not: Yurt tercih eden veya oda paylaşımı yapan öğrenciler için bu toplam tutar alt banda daha yakın seyreder. Tek başına ev kiralayan öğrencilerde üst banda yaklaşabilir.
Yurtdışında eğitim planlayan öğrenciler için en çok karışan iki kavram var: “tanınma” ve “denklik”.
Bu sayfada önce bu farkı netleştiriyoruz, ardından YÖK’ün denklik sürecinde referans aldığı sıralama listelerini paylaşıyoruz.
Bu alanlarda hedef, öğrencinin planına göre iki ayrı yoldan ilerler:
YKS’siz yurtdışında eğitim planlayan öğrenciler için, üniversitenin
dünya sıralamalarında ilk 1000 içinde yer alması ve bunun en az 2 farklı listede görünmesi,
YÖK denklik sürecine dahil olma tarafında kritik bir referans olarak kullanılır.
Eğer öğrenci Türkiye’de YKS üzerinden bir plan yapmak istemiyorsa, okul seçimini yaparken
“YÖK’ün denklikte referans aldığı listelerde ilk 1000 ve en az 2 listede görünürlük” filtresiyle ilerlemek,
baştan daha net bir rota kurmayı sağlar.
Bu yüzden listeleri paylaşmak burada “rehberin başlangıç noktasıdır”.
Hangi bölüm, hangi ülke, hangi hedef (Türkiye’de meslek icrası mı, Avrupa’da kariyer mi) gibi detaylar
planı doğrudan etkiler. Biz bu planı öğrencinin hedefi üzerinden netleştiriyoruz.
Not: Sıralama listeleri her yıl güncellenir. Bu yüzden okul-bölüm seçimini “o yılın listelerine göre” kontrol ederek ilerlemek gerekir.
Fmon, öğrencinin hedefi ve bölümüne göre bu kontrolü planın içine dahil eder.
Yurtdışında üniversiteye başlayıp eğitimini Türkiye’de sürdürmek isteyen öğrenciler için “yatay geçiş” ayrı bir planlama gerektirir. Burada amaç, daha en baştan doğru okul ve program seçimiyle geçiş rotasını net kurmaktır.
Yatay geçiş; öğrencinin yurtdışında aldığı derslerin, Türkiye’de hedeflediği bölümle uyumlu olması ve üniversitenin akademik konumunun YÖK’ün çerçevesine uygun olması üzerinden değerlendirilir. Bu yüzden “ülke” kadar “okul + program + ders eşleşmesi” de belirleyicidir.
Türkiye’ye yatay geçiş hedefi olan öğrenciler için okul seçimi yapılırken, YÖK’ün uygulamasında üniversitenin dünya sıralamalarında “ilk 400” içinde yer alması ve bunun en az 3 farklı listede görünmesi, planlamada temel bir referans olarak kullanılır. Bu filtre, baştan “geçiş rotasına uygun okul” havuzunu daraltır ve süreci daha yönetilebilir hale getirir.
Bu listeler her yıl güncellenir. Biz okul seçimini “başvuru yapılacak yılın listeleri” üzerinden filtreleyerek ilerletiyoruz.
Yatay geçişte öğrencinin akademik performansı önemlidir. Bu yüzden plan yapılırken iki nokta özellikle korunur: not ortalaması ve ders içerik uyumu. İlk yıldan itibaren doğru dersleri almak, doğru kredi yükünde ilerlemek ve hedef bölümle uyumu korumak sonradan süreci hızlandırır.
Yurtdışında üniversite eğitimi alacak öğrenciler için vize süreci, kabul alındıktan sonra planlı ve öngörülebilir adımlarla ilerler. Temel mantık şudur: öğrenci gerçekten eğitim amacıyla gidiyorsa ve belgeleri eksiksizse, süreç yönetilebilir bir takvim içinde tamamlanır.
Öğrenci vizesi, turistik vizelerden farklı olarak uzun süreli bir vizedir ve üniversite kabulüne dayanır. Bu nedenle başvurunun merkezinde “okul + öğrenci + eğitim planı” yer alır.
Belgelerin içeriği ve formatı ülkeye göre değişebilir; ancak mantık her zaman aynıdır: öğrencinin eğitim amacı net ve belgeleri tutarlı olmalıdır.
Öğrenci vizesiyle ülkeye giriş yapıldıktan sonra, belirlenen süre içinde öğrenci oturum izni başvurusu yapılır. Bu işlem genellikle yerel makamlar üzerinden yürütülür ve üniversitelerin uluslararası ofisleri öğrencileri bu aşamada yönlendirir.
Oturum izni, eğitim süresi boyunca her yıl yenilenir. Derslere devam edildiği ve öğrencilik statüsü korunduğu sürece süreç rutin şekilde ilerler.

